tesettür ve insan analizi bilgileri

tesettür ve insan analizi bilgileri 

tesettür bugün diyorki Hem Prens çıktığımızı nereden bilecek, gün yıl sonu şenlikleri var. Ne kadar eğlenceli oj^ ikimiz de biliyoruz. Lütfen Jaymie, gidelim, söz veri!^' bir sorun çıkmayacak.""Daisy sadece bizim değil, Marie'nin de başmm^ sokacaksın" dedi sıkıntıyla.
Daisy, "Ona soralım o zaman," dedi ve telefonu üit^ alıp konuşmaya başladı. Kapattığında yüzü gülüyonj^ "Bize bir koruma verecek. Zaten bugünkü şenlikler kaduv lara özelmiş.tesettür Düşünsene kaç aydır kimseyi görmüyoruz Sen arkadaşlarım özlemedin mi?" dedi sevinçle. Jaymie, Daisy'ye hak veriyor ama korkuyordu. "Marie akimı kaçılmış olmalı," dediğinde Daisy çoktan hazırlanmak için seke seke odaya gitmişti bile. Jaymie rutin işlerini bitirip yemek yaptı. Saat öğlen ikiyi bulmuş, uyuyabileceği hayalini kurarken antreden gelen zil sesini duydu. Prens bugün gece dokuzdan önce gelmeyecekti. Daisy ondan önce mutlulukla kapıyı açtığında Marlon sıntarak ona bakıyordu. Jaymie çok şaşırmıştı. Onunla görüşmesi yasaktı ve Marlon'un bunu umursamadığı o kadar belliydi ki... Korkuyla, "Marlon burada ne işin var?" dedi. Marlon ona özlemle bakarken o neredeyse yüzüne kapıyı kapatacaktı. "Marie size eşlik etmemi söyledi," dedi Marlon sıntarak.
"Ne için?" dedi Jaymie aptalca.

"Yıl sonu şenlikleri için," dedi Marlon.
Panikle, "Biz gitmiyoruz," dediğinde Daisy çığlığı bastı. Marlon sakince, "Jaymie bu kadınlara özel bir parti... Ben içende değil, dışarıda olacağım. Kraliçe sarayda yok. Prens şehirdışında... Rahatça eğlenin," dedi. Sesi gerçekten ikna ediciydi, jaymie gözlerindeki güvenle gülümsedi ve, "Peki giyinip geliyorum," dedi ve hızla odasına gidip ha ndı.
laymic saray koridorlarında yürürken m>ry'ekten kendini daha mutlu hissetti. Neredeyse aylardır dairenin dışına çıkmamıştı. Karşılaştığı herkes onu mutlulukla kucakladı Yakın arkadaşları onları da kandırdığı için sitemlerini belidnıeyi unutmadılar, l’artı hazırlığı yapılmış, her şey hâiirdı. Yere kısa bacaklı masalar yerleştirilmiş masaların etrafına minderler atılmıştı. Arap kökenli müzik çalarken, Daisy bir ara ortadan kaybolduğunda kafasında bir fes, üzerinde şalvar ve ona uygun büstiyerle geri geldi. Jaymie veMarie gülmekten kendini alamadı. Jaymie eğlense de üzerindeki gözlerden rahatsız olmaya başlamıştı. Ona kıskançlık, merak hatta korkuyla bakanlar vardı ama korkmasına gerek yoktu çünkü Marie sarayda kölelerin en yüksek rütbesine sahipti ve Jaymie onun yanındaydı. Torununun tedirginliğini anlayan Marie, “Buna alışmalısın. Güzelliğin gözleri her zaman üzerine çekecek," dedi ve onu elinden tutup dans etmeye kaldırdı. Jaymie gülümsedi ve dans eden kardeşine ve arkadaşlarına ayak uydurdu.
Edward anlamsız toplantıyı, huysuz yaşlı bağnaz kurul üyelerini savuşturup dairesine erken döndüğünde Jıvmie'yi göremedi. Panikle bütün daireyi gezdi ama lâvmie ve Daisy yoktu. İçini anlatılamaz bir yokluk hissi kapladı. Hızla Marie'yi aradı ama ulaşamadı. Sonra verdiği emirle daire önündeki kameralara bakıldı ve nerede olduklan bulundu. Rahat bir nefes alıp üzerini değişti ve vuzündeki gülümsemeyle dairesinden çıktı. Edward ilk kez sarayın diğer tarafına geçiyordu. Maksadı Jaymie'nin yüzünün şaşkınlığını görmekti. Sarayın kuzey kanadı ça-İJfanlar ve kölelerin bulunduğu bir taraftı ve asiler gerekmedikçe bu tarafa geçmezdi. Saray koridorlarında onu gö-fenkr şaşkınlıktan eğilmeyi bile unutuyordu. Arkasında « kişilik bir muhafız grubu
kuldu. "Kadınlara ö/ol bir \ ıl >.onıı şenliği efendim nız Marie onlara eşlik etmemi ı.'^fedi. Caaenlık ı,,in ^ "Güvenli olduğuna emin mısın’
"Efendim ben kullanmadım ama par.nan mırakıp giderebilir," dedi ve onu sağ tarafta bulunan inceuzunbı, koridora soktu. Edvvard acılan kapının ardından bir ho|, meye girdi. Kulaklarına dolan müzikle, örgülü ahşap bu paravandan kadınlann bulunduğu yeri görebiliyordu ili önce zıplayıp hoplayan Daisy'i gördü. Onun hâlâ birı^-ocuk olduğu her hâlinden belliydi. Marie müziğe ayak uydur maya çalışıyor beceremediği kesindi. Diğer bir yanda kadınlar el ele tutuşmuş, yöresel bir dans yapıyorlardı vejay mie aralanndaydı. Edward onun bövle güldüğünü daha önce görmediğini düşündü. Üzerinde bedenine oturan uçuk mavi elbise, ince belini sarıp kalçalarına yerleşmişti Omuzlarmdaki kalın askılar kararındaydı ama kare şeklinde göğüslerine pencere olmuş dekoltesi cüretkârdı. Edvvard kıskançlıkla dolarken, istek ateşi bedenini sarıyordu Uzun saçları atkuyruğu yapılmıştı. Bir tutam saç kulağının arkasına atılmış bu Edvvard'a çok seksi gelmişti. Gülümse-mekten kendini alamadı. Diğer kadınlar bile ona kıskançlık ve hayranlıkla bakarken Edvvard sadect' onun olma.sı-nı düşünüp gururlanıyordu. Onu seyretmenin büyüsüne kapılmış, gülümseyen Jaymie'nin özgür, doğal hallerini seyretmek onun için anlatılamaz bir şt'vdi.tesettür O sırada müzik aniden kesildi v'c herkes yerlere kadar eğildiğinde Kraliçe ve nedimeleri
bağırdı. Askerler Kraliçenin gözüne baktığ,n^j^ kardeş paylaşın, küçük köle ikinize de yeter," a meye başladı. Asker Daisy'e doğru adım attığmcj^^^' yer masasının üzerinde duran bıçağı aldı ve ka^ç^' önüne geçti.
"Sakın! Sakın ona dokunma!" diye bağırdı. SakjnJeş^ ye çalışıyor elinin titremesinin anlaşılmaması içinduaej^ yordu. Kraliçe zevkle kahkaha atarken asker /aymıeni. üzerine yürüyordu. Marie dehşetle kapıya yönelip yardur çağırmak istediğinde bir askerin onu yakalayıp yere hrk ması bir oldu. Marlon gerilmiş daha fazla dayanamıyordu "Efendim! İzin verin," dedi hırsla.
"Bekle Marlon, bekle!" dedi Edvvard dişlerini sıkıyor ama bekliyordu. Asker ustalıkla Jaymie'nin elmden bıçağı aldı ve tek hamlede kolunu arkasına doğru kıvınp saçla nndan tutup yere diz çözmesini sağladı ama /aymie çıldırmış gibiydi. "Ona dokunurlarsa yemin ediyorum sem öldürürüm," dedi Kraliçe'nin yüzüne olmadığı kadar nefretle bakarak.
"Seni küçük pislik! Sen kendi hâline acı! Acaba Prense yemek hazırlayacak gücün kalacak mı?" diyerek askerlere onay verdi. Askerlerden biri Jaymie'yi tutmuş diğeri üzerine gelirken Jaymie çırpınıyordu. Üzerine gelen askerin birine savurduğu tekmesi kasıklarına isabet etmiş adam yere yığılmıştı. Kraliçe kahkaha atarken, "Bedeninde iz istemiyorum. Prens'in öğrenmesini istemem," diye haince konuşuyordu ki salonun kapısı ardına kadar açıldı ve Edvvard arkasında muhafızlar içeri girdi. Kadınların ağlamaları hıçkırıkları kesilirken Kraliçe, nedimeleri ve askerleri şoke olmuştu. Marlon, "Askerleri toplayın," diye kükrediğinde iki dakikanın içinde bütün askerler Prens'in önünde diz çöktürüldü. Edvvard, /aymie ve Kraliçe'nin
bulmak »sUtivmiuv Jaymıo sjygtyla ef^ıMı ve yn/unt* bnk.» madu \me bir ‘..ıldıml.ut kurlıılmuş l’u-ns'in korkusuyla \iuW>»\v>rdu Marie. i lUvard'm yumu^.ık som ve aşk dolu bakıjıvU ^ke v»ldu. HuvutHi^^u Prens'i tanıyordu. Pn-ns tOTunuru âşıktı Tarih U'korrür ederken tek fark, ]anue'nm Pmv«e âşık olmasıydı
korkusundan ne yapacağını bilemeyen Kralı«;e pişkınli-ele aldı ve, ' Prensim eğlenceye hoş geldiniz. Biz de.,." diye cümlesini bıtiremiHİen Edvvard, Kraliçe'nın gırtlağına vapışh. laymie dahil herkes şoka girdi. Nedimeler dehşetle gerilerken Marie ağzını kapatmış, olayların Jaymıe ve Daisv 1 ölüme götüreceği korkusuyla doluydu. Edvvard nehetle, "Seni sadece babam için hayatta bırakıyorum ama ımılme hiçbir yerinde iz kalmayacak," dedi ve "Marlon!" diye kükredi.tesettür Marlon, "Emredin," dediğinde "Anneme (»el ilgi ve alaka göster sabaha kadar uyumamasını sağla," diverekonu yere fırlattı. Marlon Kraliçe'yi yerden bir çuval gibi sürükleyerek kaldırdığında "Buna cesaret edemezsin Edvvard. Bırak beni! Dokunma bana!" dediysede Marlon cebinden çıkardığı mendili Kraliçe'nin ağzına tıkmasıyla krahçe boğulur gibi oldu. Marlon, "Merak etmeyin Krali-(pn hiç iz kalmayacak," dedi ve onu sürükleyerek götürdü. Edvvard diz çöken Kraliçe'nin korumalannm yanma geldi ve başlannda bekleyen kendi komutanına, "Hepsini öldürün," dedi. Komutan şaşkınca Edvvard'a baktı ve, “Efendim..." dedi. "Bu sefer öldürün," dedi öfkeyle. Diz çöken ekerler yalvarmaya başlamıştı ama onlar için hiçbir umut yoktu. Komutanın bir işaretiyle parti alanı boşaltıldı Edvrard kapıdan çıkarken arkasına bakmadan duraksadı jaymıe ve Dawy iki adım arkasında belirdi ve kuzu kuzu onu takıp ettiler. Daireye geldiklerinde Datsy, yannı ya malak bir selamlamayla adeta cHİasına kaçtı )aymıe üze nııdf hırpalanmış uçuk mavi elbİM'Sİ, s.»çi başı ılağmık
Edvvard'ın karşısında duruyordu. Edvvard tutup banyoya götürdü. Jaymie gö/lerine bakıyor şey söylemiyordu. Kendi kıyafetlerini çıkarmaya ve Jaymie'ye, "Soyun" dedi sertçe, jaymie hızla soy^' Edward suyu ayarlayıp onu yanına çekti. "Su nası|>^ yine sertçe. Jaymie, "İyi efendim," dedi ona bakamaj^ Edvvard onun yıkanmasına yardım ederken ne konuştu^ de onu öptü. Elinde köpürttüğü duş jelini bedenindege, dirdi. Saçlarını yıkayıp omuzlarını sertçe sıkarken Jaym^ onu saran ellerde rahatlamış bütün gerginliği yerini yo, gunluğa bırakmıştı. Edvvard onu yıkadıktan sonra kendi başını şampuanlamaya başladığında Jaymie, "Yardım edebilir miyim?" dedi ürkekçe. Edvvard gülme isteğini zorla bastırdı ve, "Hayır," dedi sertçe. Jaymie duşun içinde öylece genç adamın yıkanmasını bekledi. Banyodan çıktıklarında Edvvard telefon açıp yemek hazırlanması emrim verdi. Jaymie ayakta sersem gibi ne yapacağını bilemedi Kendine zaman tanımak adına giyim odasını bahane ederek Prens'e kıyafet almaya gitti. Genç adamın neden bağırıp çağırmadığını merak ediyor, bir yanı korkuyordu. 0 sırada Edvvard giyim odasına geldi. "Burada ne yapıyorsun?" dedi öylece duran genç kıza bakarak. "Kıyafetlerinizi alıyordum," dedi usulca. Edvvard geldi ve Jaymie'nin üzerindeki havluyu tek hamlede çıkarttı. Raftan aldığı tişörtü ona giydirdi ve belindeki havludan kurtulurken bir tişört ve eşofmanda kendi giydi. Jaymie gülümsemekten kendini alamadı ve hatta kıkırdadı. Edvvard onun gülüşüyle içinde büyüyen bir mutluluk hissetti. "Ne?" dedi yeşil gözlere bakarak. Beklenti içine girmiş yine Jaymie'den yakınlık görmeyi bekliyordu ve istediği oldu. Jaymie ona sıkı sıkı sarıldığında Edvvard şaşkındı. Bununla da yetinmeyip genç adamın dudaklarına uzanıp onu sevgiyi*, öptü. Kısa ve korkak bir öpücük olsa da sevgisini belli etmişti. tesettür yazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder