tesettür ve insan analizi bilgilerimiz

tesettür ve insan analizi bilgilerimiz 

tesettür dediki bu küçük öpücük ikisine de yetemezdi. Edvvard onu du-ciaklanna hapsedip deri koltuğun üzerine yatırdığında lâvTTiie eşofmanına uzanmıştı bile. Yemek servisinin hazır eJduğu bilgisi geldiğinde ancak giyim odasından çıkabildiler Gece onlar için yine konuşmadan bedenlerinde dile jjelen aşklarıyla geçti.
Edward'ın ertesi sabah ilk işi Kral'ı ziyaret etmek oldu.tesettür \irrni askerin neden infaz edildiğini açıklaması gerekiyordu.
"Onlar bizim kadınlarımız ve içlerinde çocuklarda vardı. Ya ben orada olmasaydım? Bunlar benim askerim olamaz," dedi Edvvard.
Onları ihraç edebilirdin. Bunun geri dönüşü iyi olmayacak. Kurul seni yine barbarlıkla suçlayacak..."
"Sokakta kime zarar verecekleri belli olmayan insanlan alamazdım. Kurulun canı cehermeme/' dedi Edvvard.

"Senin orada ne işin vardı?"
"Ne önemi var?"
"Şu köle kız değil mi?" diye sordu Kral. Endişeleri gün nıziine çıkıyordu, oğlundaki değişimleri ufak ufak yakalamaya başlamıştı.
"Eğer ona karşı yasak duygular besliyorsan bir an evvel iKidan kurtul oğlum. Benim düştüğüm hataya düşüp hayatı ne ona ne kendine zindan etme," dediğinde Edvvard'ın sinirden gözleri karardı. Duymak istemediği gerçekleri itiraz edemeyeceği birinden dinlemek işkenceydi.
"0 benim himayemde, hepsi bu!" dedi kendi de söylediklerine inanamayacak.
"Kendine dürüst ol Edvvard, yolunu çiz. O bir köle bunu unutma... Sana söyleyeceklerimin bir fayda sağlamayaca-^ biliyorum. Zarar gören o olacak. Bu her zaman böyle oklu," dedi Kral son olarak. Edvvard sessiz kaldı ve üç-dört «atini kurula infazı gerçekleştirilen askerlerin açıklama-
249
sini yaptı. Kuruldan yıktığında o sinirle Kral resine geldi. Kapıda kendi adamları nöbet tutu*'"' '> Marlon'u aradı.
"Kraliçe ne durumda ? diye sorduğunda Marlon' yifli sesi biraz olsun onunda neşelenmesini sağladı v ha kadar ne kadar iz bırakmayacak psikolojik eziyet ^ hepsini yaşadı efendim."
"Yani?" dedi Edward gülümseyerek. "Efendim ılk^ klasik bir yöntem kafasına teneke geçirip saatlerce su latmayı denedik. Baktık sesi çıkmıyor biraz olsun camı, yakan fare olayına girdik," dediğinde Edward kahkaha atıyordu. "Marlon senin eline düşmek istemezdim," del, Edvvard ve telefonu kapattı. Kapıda bekleyen askerler ne, "Kraliçe dışarı çıktı mı?" diye sordu. "Hayır efendim j Kraliçe'nin nedimelerini de içeri sokmadık," dedi muhafız. Edvvard içeri girdiğinde yerde boylu boyunca baygın yatan Kraliçe'nin bedeniyle karşılaştı. Saçı başı dağılmış dün üzerinde olan elbisenin hâli perişandı. Ağır ağır masaya ilerledi. Masanın üzerinde duran su dolu sürahiyi eline alıp yerde baygın yatan kadının yüzüne boşattığında Kraliçe sıçrayarak kendine geldi. "Yeter yapmaym!" diye bağırdığında nerede olduğunu anlamıştı. Sabaha karşı Marlon onu dairesine getirmiş ve kapıdan odasına adeta fırlatmıştı. Büyük ihtimal bayılmıştı. Çatlamış sesini düzeltmeye çalışarak, "Bakalım kral benim dün gece nerede olduğumu öğrenince ne diyecek?" dedi Kraliçe.
"Söylediğinde yanında olmak isterim canım annecim," dedi Edvvard alayla. Kraliçe, Krala hiçbir şey söyleyemece-ğini biliyordu. Öfkeyle, "İlk önce Marlon'u öldüreceğim, sonra seni Edvvard," dedi isyanla.tesettür Edvvard halen akıllanmayan kadını yerden sökercesine kaldırdı ve sarsarken, "Senin derdini biliyorum. Vazgeç benden... istediğini sana veremem," diye kükrerken gözlerinden ateş çıkıyordu.
Kraliçe penşan hâline aldırmadan gevrek bir kahkaha ath. Sen kendini fazla önemsiyorsun Edvvard," dedi aşa^ılayı-a bir bakışla. Genç adam Kraliçe'nin sıktığı kolunu elinde yumuşattı ve diğer kolunu nazikçe kavrayıp dudaklanna e^ldi. Kraliçe süt dökmüş kedi gibi ona gelen dudaklara kilitlenmişti. Tabii Edvvard onu yere fırlattığında ne oldu-j|unu şaşırdı.
"Kendine değer veriyorsan uslu durursun. Yoksa ölümün elimden olacak haberin olsun. Bir daha Jaymie ya da Daısy ile uğraşmaya kalkarsan seni babam bile kurtaramaz."
*0 küçük kız senin sonun olacak aptal Prens," diye haytırdı. Aşağılanmış, hırsını alamamış, nefretle Edvvard'a bakıyordu. Edvvard, "Senin de istediğin bu değil mi? O zaman sorun ne?" diye alayla sorduğunda kapıdan çıkıyordu. Kraliçe'nin bir süre onu ve Jaymie'yi rahat bırakacağına emindi.
Edvvard yoğunlaşan mali işler yüzünden iki gün evrakların içinde boğulmak zorunda kaldı. Bu durumdan şıkivetçi değildi çünkü çalışırken dairesinin içinde bir ora-y>a bir buraya koşturan Jaymie'yi seyretmek, ara ara onunla sevişmek, yemek yemek ve jakuzide keyif yapmak, çalışmalarının bir ödülü gibiydi.
0 gerek kendine gerek Jaymie'ye duygulannı ehlileştirip kendini tahlil etmekle uğraşırken başka bir krallıkta nişanlısı Lisa yıl sonu şenliği olayıyla çoğalan dedikodulardan rahatsız olmuştu. Ne yapacağına karar verip birkaç gün dedikodulann durulmasını bekledi ve bir sabah Edvvard'ı ziyaret etmek üzere saraya geldi.
jaymie antreden gelen zil sesiyle kapıyı açmaya gittiği arada Edvvard giyiniyordu. Hızla kapıyı açtığında, Barbte ^in. diye basımn yakıştırma yaptığı Edvvard'ın nişanlısı kiM kapıdaydı. Lisa
hüsrana uğradı. Bir-iki sanıv»* uğr.ulı^, ^oku atla bekledi. Hüsran yerini öfke ve kıskançlığa bırakr'^*^
lardır aldığı eğitimin bir ödülü olarak yüzünde yoktu. Kölenin dillere destan, paha biçilemez ^ duymuş ama oralı olmamıştı çünkü o kendine iyi eğitimli bir kadındı. Egosu, prensesliğiyle iyice yapmış güzelliğini kullanmasını bilirken; bakım, kıyafç. makyaj onu kusursuz hâle getiriyordu. Şimdiyse bütünv çabalan boşa gitmek üzereydi, karşısında gördüğü doj, hâliyle kapıyı açan köle kız yüzünden tehlike çanlanrf çaldığını hissetti. Bu güzelliğin hiçbir bakıma, hiçbir kıvj. fete, gram makyaja ihtiyacı yoktu. Eğitimli olması ya 4 prenses olmasını kimsenin önemsemeyeceğini, ona bakb ğında anlamamak için bir ahmak olması gerekiyordu. B\; kız kimi isterse kendine bağlar ve istediğini elde ederdi Lisa önünde saygıyla eğilen kıza hiçbir şey söylemeden hızla yatak odasına yöneldi. Normalinde hiç yapmayacağı şeyi yaptı ve Prens'in yatak odası kapısında durdu ve yüzüne gülümseme ekleyerek içeri girdi. Edward aymanın karşısında takım elbisesi üzerinde kravatını düzeltiyordu Lisa'yı görünce tarifsiz bir gerginlik bedenini ele geçirdi Gözleri Lisa'nm arkasından içeri giren Jaymie'ye takıldı Kızın yüzü yine duygusuz ve ifadesizdi. Derin ama bezmiş bir nefes aldı ve hiç istifini bozmadan aynanın önünde üzerini düzeltmeye devam etti. Lisa'nm az-çok neden burada olduğunu biliyordu. Nişanlanalı bir yılı geçmiş, şimdi dedikoduları duymuş ve soluğu dairesinde almıştı.tesettür Lisa'nm ne düşündüğü onu hiç ilgilendirmezken, Jaymie'nin şu an ne düşündüğünü öğrenmek için her
rfsı kjlmaıınî.tı. Etlvvard'ın kadınl.ır.ı olan düşkünlüğünü i;onm‘imvhiİi' geliyor, evlenince bilmek zorunda olduğunu biliyordu. Diğer ıledikodularm .ışağılaınasını yaşarken, Inrde şimdi Prens odalık sahibi olmuştu ve bu kok* do-jiaüstü bir güzellikteydi. İçinden, “Artık yeler!" diye isyan etmişti ve buradaydı. "Prensim," diyerek onu selamladı ve ona doğru \ urüdü. Tepkisiz kalan genç adamla ayna arasına kravahna uzandı. Cazibeli bir gülümsemeyi yüzüne vtrleştirip düzeltmeye başladı. Edvvard'tan bir tepki ala-mannea dudaklarına uzanıp sıkı bir öpücük kondurdu. Edward kasılmış, aklı Jaymie'deydi. Lisa'nın ellerini kravatından çekerken, "Jaymie sen odana çekilebilirsin," dedi. Edvvard'ın sesi bozulmuş, iyice hırçınlaşmıştı. Jaymie eğilerek selam verdi ve yüzünde hiçbir ifade olmaksızın kendim odanın dışına attı. Kendini aşağılanmış, bir o kadar ucuz hissetmişti. "Ben bir köleyim," dedi içinden, dışından «izlerce kere tekrar etti ve odasına gidip duşa girdi. Usa bozguna uğramış, sinir bozukluğunu örtmeye çalışıyordu. 'Prensim,' dedi işveyle. Sesi hiçbir şey yokmuş gibi en ca-flbelı hâline bürünmüştü. Edvvard, yapmacık bir gülüm-•emeyle genç kadını aynanın önünden kenara çektiğinde U» ikinci aşağılamayı yaşıyordu.
"Prense», seni burada görmek ne güzel," dedi viuruca. fıçını son bir kere parmaklarınının arasından gı\ırdi san-luLua yokmuşçasına.
Lısa duygularını daha fazla lustıraınadı. Dünyanın lirfmedüşen köleni/m gü/e||iğim gıizlennıle göımeyo gel dedi ve gözlen dolu dolu nişanlısın.! baknı.n a başla 4 Kendini acındırması ve
"Beni anlamalısınız Prensim. Ben duygusuz bin Um. Sizi kıskanmak benim en doğal hakkım."
"Kıskançlıklarını kendi içinde yaşarsan çok olurum. Kendini bir odalıkla aynı kefeye kovman s^n. problemin... Beni rahatsız etme!" dedi Edward ayakk^ lannı giymek için oturup eğildiğinde Lisa bu kadar lanmaya dayanamadı.
"O normal bir kadm değil!" dedi sesini yükselterek.ü. ward hızla kalkıp yanına geldi ve Lisa'yı sertçe kolundan tutarak sarstığında sesi dağları bile delecek kadar katiydı "Sakın! Sakın bir daha bana sesini yükseltme!" diye kükrediğinde Lisa'nın gözlerinden yaşlar akıyordu. Edvvard onu sertçe bıraktı. "Seni bu gece görmek istemiyorum. Sarayına dön sevgili nişanlım, bir daha sakın bana kanşmak gibi çocukça şeylerle buraya adımını atma," diyerek onu uyardı ve kol düğmelerini takıp çıktı.
Lisa çantasının altın kaplama klipsini hızla açtı ve içinden altın yaldızlarla nakışlanmış mendilini çıkanp makyajını bozmadan gözyaşlanm silmeye çalıştı. Sakinleşmek için aynanın karşısına geçti ve turkuaz rengi takımının eteğini düzeltip beline oturan kruvaze ceketi aşağı doğnı çekti. İçindeki gömleğinin yakasını düzeltirken derin bir nefes aldı. Beyni bu olayı yine lehine çevirecek bir şeyler arıyor ama bulamıyordu. Çocukluğu Prens Edvvard'a olan aşkıyla geçmişti fakat Prens'i tanıdıkça bencil yapısı egosu ve ona karşı duygusuzluğu yüzünden kafası karmakarışıktı. Ne olursa olsun evliliğinin garanti olduğunu biliyor, bunun rahatlığını yaşıyor, böylece Edvvard'ın kadınlara olan ilgisiyle başa çıkabiliyordu. Hayali olan kraliçeliğe-tesettür sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder