tesettür ve insan analizi konusu

tesettür ve insan analizi konusu 

tesettür yine sizlere diyorki "Evlenirsen odalık olmak zorunda kalmazsın. Teklifim hâlâ geçerli," dedi erkek köle üzüntüyle.
"Senin bir şey anladığın falan yok, evlenmek istemiyo-mm. Aklından zorun mu var? Hadi bittiyse git artık..
"Beni dinle. Hayatın boyunca odalık kalamazsm Prens evlenecek, seni bu güzelliğinle kreşe vermezler herhalde..."
"Ben hâlimden memnunum," dedi Jaymie fısıltıyla.
"Prenses seni göndermek için saraya taşınıyormuş."
"Yapacak bir şey yok. Prenses ne isterse yapabilir buna zaten kanşamam," dedi kalbine batan aşağılamayla.
"Güvendiğin kişi Marlon mu?" dedi Sam.
"Bu seni hiç ilgilendirmez. Ne duyduğunu kendine sakla ve git," dedi Jaymie korkuyla ve o sırada Edvvard aralık kapıyı açıp kendini belli ettiğinde ikisi de şoke oldu. Öfkesi gözlerinden fışkırırcasına belli oluyordu. Erkek köle donmuştu ve başma gelecekleri biliyordu. Edvvard, Jaymie'nin mçsuz olduğunu bildiği hâlde, "İçeri git!" diye bağırdı-&nda Jaymie banycKİan hızla
muhafızların köleyi sürükleyerek götürdüğünü gör^ vvard yine deli gibiydi. Hırsla antreye geldi. ” "Üzerindeki ne? Yoksa gelen köleye ben hizn^ç^ Prens'in yatağına girmiyorum ayaklarına mı yahyorj^
Bir daha bu elbiseyi üzerinde görmek istemiyoruın ^ benim hizmetçim değilsin!" diye bağırırken genç burnunun ucuna gelmişti. Jaymie'nin bakışları yerdegoj leri dolmuş azarlanıyordu. Edvvard'ın son cümlesi açık^ netti.
"Evlenip benden kurtulacağını sanıyorsan çok bek lersin. Kocanı ellerimle öldürür, yine seni kendime koie yapanm bunu aklından çıkarma," diye kükredi. Marlon meselesi durup durup önüne geliyordu. Bir çözüme kavuşmalıydı. Prens, Marlon'dan böyle bir şey beklemiyor olsa bile son zamanlarda Jaymie'nin etrafında dolaşhğı herkes tarafından bilinen bir gerçekti. Jaymie diyecek bu şey bulamadı. Prens onu yalancı olarak biliyordu.
"Telefon yok. Benden habersiz dışarı çıkmak yok. Buraya birini çağırmak yok. Marie eşliğinde birisi gelir, işim yapar ve gider! Anlaşıldı mı?" dedi ve hızla yatak odasına girdi ve giyim odasına geçip giyinmeye başladı.
Jaymie sahibini takip ederek giyim odasına girdi ve ona giydiği gömleğe uyumlu kravat uzattı. Edvvard, "Gözetim altında olacaksın," dediğinde Jaymie içine batan cümlelerden kendini savunmak istiyor ama susması gerektiğini biliyordu. "Yalancılıkta usta olduğunu bir kere daha kanıtladın," dediğinde Jaymie, "Ben size hiçbir zaman yalan söylemedim," dediğinde pişman aynı zamanda ölesiye korkuyordu. Tabii ne kadar korkarsa korksun gurunu kurtarmış hissetti.tesettür Edvvard hızla yanına gelip burnunun ucuna kadar eğildiğinde korku bedeninin titretmeye başlamıştı. Söylediğine pişman, yine köleliğin getirisi özür dilemek üzereydi. Korku ne gurur bırakıyordu ne savunmak...
'halatı eylemedin mi? Beş yıl boyunca beni şişko bir vajj tulumu olduğuna inandırdın! Bu yalan söylemek değil mı’'
kendimi korudum," dedi çenesini tutamayarak. Artık açılmıştı ve buna en çok şaşıran Edvvard'h. kendini benden mi koruyordun?" dedi şaşkınlığını belli etmeden. Jaymie bakışlarını iyice yere sabitledi ve ‘Her istediğinizde sizin olduğuma göre..." dedi ve ge-nsını getirmedi. Edvvard, Jaymie'in cevap vermesiyle hayrete düşmüştü ve konuşabildikleri için hoşnuttu. Jaymie U!.tu kapalı da olsa onu istediğini belli etmişti.
Edward, "jenna dedin ama kumpası kuran Kraliçe'ydi." “kurul bana inanmazdı," dedi Jaymie hırsla.
"Dün yine bir sürü yalan uydurdun," derken onu kollarına aldığının, farkında bile değildi. Jaymie ne söylemek tftediğini anlamamış, sormaya cesaret edememişti. Kafasını kaldırdı ve soran gözlerle ona baktı. Edvvard'ın sesi alçalmış, Lisa'nın, Jaymie'ye yönelttiği soruları tekrar sorarken, cevapları kendi veriyordu. İstek ateşi gözlerinden bedenine inerken nabzı kadınında atmaya başlamıştı bile.
"Onunla uyuyor musun?, diye sorduğunda; cevabın, sar-«jdolûş, olmalıydı.
Sfniöpüyor mu?, diye sorduğunda, dudaklarımı hissetmeyecek hâle gelene kadar, demeliydin. kaç kere seninle birlikte oldu ?
Dekarca, demeliydin.
Bu İkincisi miydi?, sorusuna, sayamadım..." derken ince belim, kocaman elleriyle kavramış, dudaklan kulağından boynuna uzanmıştı. İstekli dudakları tenine değdiğinde, ‘Sorulann cevapları bunlar olmalıydı," dediğinde Jaymie utançla, "Bu cevapları veremezdim," dedi sesini zar zor çı-Mrarak. Yine ona değen dudaklar nefesini keserken elleri **temsızce genç adamı
"Doğrular her zaman insa»^i^nn duymak vaplar olmuyor."
"Ben gerçekleri duymak istiyorum Jaymie. Bana- ^ yalan söyleme ve sakın başka bir erkeği aklına sokif.
Sana da, ona da yazık olur" dedi ve genç kadını ku» na alıp yatak odasına götürdü. Jaymie boynuna sanlns, 1 onu istekle öpüyordu. Nefes nefese, "Peki efendim," dg*, öpüşlerinin arasında.tesettür Edvvard normal giden konuşmamr efendim kelimesiyle bozulan büyüsüyle yatağa uzattç kadından çekti kendini. Jaymie sersemlemiş ondan ayrılan dudakları özlerken Edward yataktan sinirle kalktı.
"Odana git!" diye bağırdı aniden. Jaymie'nin gözler doldu, hızla yataktan çıkması ve odasına gitmesi saniyeler aldı. Tek kişilik yatakta yatan kardeşini uyandırmadar pencereyi açıp yanan bedenini serinletti. Prens'in dengesizlikleri onu ikileme itiyordu. "Yoruldum artık," dedi isyan edercesine. Suçluydu. Prens'e her defasmda teslim olan aklı, bedeni, duygulan ile suçluydu. Soğuk davranmalı Prens'i öpmemeli, deli gibi onun olmamalıydı ama o hiçbirini beceremiyordu. Prens ne zaman ona sahip olsa, o daha fazla arzu ve ihtirasla kendini ona veriyordu.
"Bu... Bu aşk olamaz... Ben ona âşık değilim. Beni bu kadar üzen birine âşık olamam," dedi seslice. Kapıldığı şeyin adını yalan da olsa koyduğunda daha iyi hissetti. Kendine yalan söylemek en iyi kaçış yoluydu.tesettür "Benimki sadece seks, hormonsal yani," diye düşünmek ona iyi geldi.
Edvvard sinirle daireden çıkmış, Jaymie kendini günlük işlere kaptırmıştı. Aralarındaki ilişki durup durup başa sarıyor, iki ileri bir geri şeklinde ilerliyordu. Edvvard vine birkaç haftadır az
Uvmioerkenden kıilkmı*, kendin*- mutfakta
kâhvY yapıp »HİaMna geçmı;>lı l’rens'in sekrelı ri tmu ara-dıjtuıda (,'iMifinak ü/ereydı ' l.utfen t»nu uyıindırmalı**ın. Aradım dmmnvor sanırım. (.Vlasına girersem kesin bt-ni kovar Prenso le bir yardım kurulurunun saat on birdeki Ki'in toplamışına katılması gerekiyor. Lütfen.. " diyerek ytlvardı^ında reddetmişti «,'unkü Edvvard'm ona ba^rma-gndan sonra hiçbir şeyiyle ilgilenmiyordu.
jaymie hınzırca gülümserken hana ne, diyerek omuz sIkiL Günlerdir yapmadığı gibi ne kahvaltısını hazırladı nf de banyosunu... Hizmetçi değilse bunları yapmayacaktı. Bütün gün neredeyse sadece ders çalışıyor, Daisyle pmleri sıkılmakla geçiyordu. Keyifle kahvesini yudumlarken beş altı dakika sonra Edvvard'm kükreyen sesi duyul-du^da vine saray inliyordu. Beş kişi panikle Jaymie'nin yaphklannı ancak yapabiliyor ama onu memnun edemiyorlardı. Jaymie'nin yüzündeki gülümseme Edvvard'm bayrak kapısmı açtığında yerini telaşa bırakmıştı. Genç ka-daıüzeıinde kısa şort göbeğini açıkta bırakan atletle ayağa hrlaımş selam vererek beklemeye başlamıştı. Edvvard göz-Imnı bedeninden alamazken neye bağırdığını unutacak kadardı.
"Beni neden uyandırmadın? Kate uyandı ramamış.”
'Bunların benim görevim olm.ıdığmı söylemiştiniz dmlım," dedi başı önde. Edvvard sinirli mi? Kı/gın mı? Kbİm(izlem dolu mu? İçinde sorular.ı cevap ararken hızla nnna gelip kolundan tuttu ve, "Sen... Sen...tesettür sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder