tesettür ve insan analizi konular

tesettür ve insan analizi konular 

evet bugün tesettür dediki hayranlık kendini belli ediyordu. Edvvard oradan oraya dolanan köleye, "Defolun'^^^^*'*^ ken jaymie korkuyla ona bakıyordu. Herkes' ra Edvvard süngüsü düşmüş bir çocuk gibi geijp j'" sarıldı ve, “Kabul ediyorum kimse senin gibi lenemiyor. İlgilenmeyi bırak banyo suyumu bilej' mıyorlar," dedi mızmızca, jaymie'nin gözleri ışıl ken, genç adam gözlerini kapatmış saçlarım kokluy^
"Seni özledim," dedi Edvvard. Jaymie'nin yine tan başı dönüyordu. Kendine kızsa da onu koklayan mm kollarında mest olmuştu. Nasıl bir şeydi aralanndi, bilmiyordu. Onu yanından kovup yalancılıkla su<;lavj, adam hiçbir şey yokmuş gibi onu kollarına alıyor, özlen^ ni dile getiriyordu. "Artık her şeyinizle ben mi ilgilenec^ ğim?" diye sorduğunda sesi bir o kadar mutluydu.
"Hayır," dedi önce ve sonra, "Sadece yemek ve banyt! bir de kıyafetlerim... Sonra bir de beni sabah öperek uyan dırabilirsin," derken yüzü plan yaparcasına şekil alıyordu
"Peki efendim," dedi Jaymie gülümsemesini saklar ken, Edvvard Jaymie'nin ağzından çıkan efendim kelimesine uyuz olmuş ama sesini çıkarmamıştı. Jaymie önce kıyafetlerini hazırlamış, Edvvard giyinirken kahvaltı tabağı hazırlamıştı. Edvvard kahvaltıya oturduğunda genç kadını kucağına alıp, "Harikasın! Kaç gündür açım," dedi. İştahla tabağı tek eliyle yemeğe uğraşması gerçekten görülmeye değerdi. Jaymie dayanamadı ve aceleyle reçeli taze ekmeğe sürüp Edvvard'ın ağzına soktuğunda genç adam mutluluk sarhoşuydu. Jaymie'nin yaptığı en ufak sevgi gösterisiyle başının döndüğünü hissettiğinde durgunlaşmıştı. Jaymie yine yanlış bir hareket yapmış ve pişman olmuştu. Kendini toparladı ve, "Siz rahat edin efendim, ben de size ekmek
leroluyor^" gibi düşünceU’rU* boğuşurken Jaymie, I Isa'nın geldiğini habt'r verdi. Gö/leri birleşmiş, aralarında yine Um duvarlar oluşmuştu. |aymie, lasa'ya kapıyı açtığında Prenses onu bakışlarıyla öldürebilirdi. Her ne kadar kendine hâkim olmaya çalışırsa çalışsın jaymie'yi her görduj^n-de bıitiın hırsı yüzüne yansıyordu. Jaymie kısaak şortu, üzerindeki varla yok arası atletiyle mükemmeldi. Edvvard, jaymie arkasında antreye geçtiğinde Lisa'nın Jaymıe'ye duvduğu nefreti gözlerinden okudu. Sinirle, "Günaydın!" dedi, jaymie elinde cekeb Edvvard'a giydirmeyi bekliyordu.
"Günaydın Prensim," dedi Lisa bakışlarını Prens'e yönlendirerek. Edvvard ceketi Jaymie'nin elinden aldı ve “Odana gidebilirsin," dediğinde Jaymie saygıyla eğildi ve çıktı. Lisa kaçamak bir soruyla, "Halen hizmetçiliğinizi yapıyor sanırım," dedi merakla. "Fazla bir işi yok," dedi Edvvard, Jaymie'nin söylediği yalanı sürdürmek adına. Lisa artık iyice mutlu olmuştu ama yerine oturmayan tek şey Edvvard'ın güzel kadınlara olan zaafıydı. Nasıl olur da bu kadar kayıtsız kalabilir diye düşünürken sormaktan kendini alamadı.
"Güzelliğinm başınızı döndüreceğini düşünmüştüm," derken aslında soru sormuştu." Edvvard gülümsedi ve, “Güzellik elde ettiğimde anlamını yitiriyor," dedi demesine ama kafasında şimşekler çaktı. Jaymie'yle ilgili aradığı sonmun cevabını kendi kendine vermişti. Ceket elinde bır-iki saniye öylece kaldı. Zihninde beliren yeni sorulara hoş feldm, dediğinde çoktan kendini sorgulamaya girmişti. Hayat Edvvard için güzel olan neyse arzulamak, elde etmek, hevesi geçtiğinde bir köşede kalmasından ibaretti )*vmie'yi isteyip alana kadar her şey kuralına uygundu
sonra.. Sonrası yoktu, her yeni gün ilk gün kadar arzu Oluydu. Sadece bedenine mi? C^le olmadığını artık bıli-
265
yor ve kendine itiraf ediyordu. Onu \ kindi ve, "Hadi çıkalım," dedi. O kadar sorularda kaybolmuştu ki arabada boş boş medi. Onu saygıyla bekleyen şoföre, "Ben kulla dedi ve direksiyona geçti. Lisada memnuniyetsiz^ oturmak zorunda kaldı. Düşüncelerinden kaçarcasu^*^ bastı. Aklının ve bedenin usanmadan özlediği kadı^,^ şündü durdu. Jaymie onu değiştiriyor, bilmediğibit^ sokuyordu. Uzun zamandır tek bir kadınla birlikteolü^ ona doyamıyordu. Yatakta kendini değil, onun masını düşünmek daha zevkliydi. Bunun yanında arzui^ bedeniyle sınırlı kalmıyor, onunla vakit geçirmek, yürümek, sohbet etmek istiyordu. Her şeyden öteond» gelen samimiyetin kölesi olmaya dünden razıydı. Artıkk liyordu... Dengesizliklerinin, Jaymie'ye yaptığı eziyetleri hepsinin nedeni aşkı kabul görmediği içindi. Kalbi hislen ni itiraf etmeye çalışırken, aklı su yüzüne çıkmış gerçekler inkârı seçmeye çalışıyordu.tesettür "Bu imkânsız," dedi Edwâid boğazını sıkan kravatı gevşetti. Lisa anlamsızca ona bakıp çantasını karıştırıp mjunu buldu ve tazeledi. Edvvard, Lia ile basın toplantısını bitirip onu saraya geri gönderdi. Bütün gün katıldığı iş görüşmelerinden sonra yine kendivit bir savaşa girdi. İtiraf etmekten kaçtığı aşkına inat, toplantıda tanıştığı genç mimar kadınla saraya geldi. Bir şekilde hem kendine hem Jaymie'ye, ona kapılmadığını ispat edecekti. Daireye girdiğinde Jaymie antrede oturmuş televizyon izliyordu. Kapının açılmasıyla ayağa kalktı. İlk kapı da kızıl saçlı, beyaz tenli, uzun boylu bir kadın göründü Edvvard sonra arkasından girdiğinde, Jaymie eğilip si'lam verdi. Kadın, Edvvard'a karşı talepkâr hareketler sergilerken Prens hâlinden gayet memnundu. Jaymie iç-dünyasın da yine bir hayal kırıklığı yaşıyordu. Sabah kötü ayrılmış sayılmazlardı Neden başka bir kadın getirdiğini anlıya
266
tnâlil Kırgjn ^U'«ran dolu bakıjlarını h«*r zanı.ıMkı gibi it/t jını onovikladı,
Fdward |a\ mıe'ye bu giH'»' bir başka bakıyordu (>aba hr hayran daha bir büyülonmış... Sanki g(i/l*'rınd«*kı «îa pffdosi kalkmı? aralarındaki «*ngel Jaymie'nin uzaklı^m-danibarettı Kok* olduğunu bık* bile getirdiği kadına h*pki vermesini N'khvor, verme«.ii]^ınde için için kahroluyordu. Biliyordu, savnıaydı ama onu kıskanmasını, sahip çıkmasını istiyordu
Edward lavmie'nin kavıtsız kalışına iyice sinirlendi. Başıyla dışan çıkmasını işaret ettiğinde Jaymie bir-ikı saniye yüzüne Kikti. İçinden Fdvvard'a değil, kendine bir kere daha küfürler yağdırdı \-e odayı terk etti. Her seferinde Marie nın haklı çıkmasını kendine yediremiyordu una söyledikleri kulaklarında çınlıyordu. “Köleler sahipleri için hiçbir şey ifade etmez. Sen onun için zevkten öteye Heçemezsin. “ Jaymie derin nefesler alarak gözyaşlanm dındırmei’eçalıştı. "Güçlü oimalıyım. Onu sevmiyorum," diyordu kendine Prens'e karşı hislerini kontrol altına almalı, yaşadığı gelgitlerden kurtulmalıydı. Prens'in emirlerine uyacak, duvgulannı bastınp bir an önce saraydan kurtulacaktı. Madem köleydi, gereğini yapmalıydı. Yüzünü gözü-mt düzeltip içeri gittiğinde Edvvard karşısında selam veren ion görünce şaşırdı. Umut doldu yüreği ama Jaymie, “Bir içmek bter misiniz efendim?" dedi gülümsemeyle. Edward o an her şı*yi yakıp yıkma isteğiyle savaşıvı^rdu. Jaymie ona onun verdiği değerin /»'rresini veımivor. sa-ıke aahibi olarak görüyordu. Kırgınlık sardı öfke dolu rweğıni... O sırada mimar kadın meyvalı bir içki istedi. Edwırd semz kalım a Jaymie yü/unde .sahte teK'ssumle •ğürrek mutfağa geçti. Edward kendi kazdığı kuvunun yRa düşmüş gibi hissediyordu. Sıkınleşmeye çalıştıkça j i^ıstna yenik düşt
Jaymie içki siparişini saray mutfağına verı„ bir yandan meyva soyuyordu. Kızgın ve kır min umurundaydı. Yine yine yine Marie haklı‘ kendi kendine Edvvard'ı bir daha öpmeyeceğin^'^' ‘ rılmayacağma dair yeminler ediyordu. Kendine?*'* ' ğından olması gerekenden fazla meyve soym^ kendi de yiyordu. Arkasını döndüğünde korkuylasın Edvvard gözlerinden ateş çıkarak, "Ne yapıyorsun?” buz gibi sesiyle.
"Ben size meyve hazırlıyorum," dedi jaymie. ne demeliydi? Delirse yeriydi. Açıkça beni kıskanmam, ğırmam, hatta kafama bir şeyler fırlatmanı, beni sems«4 ğim gibi sevmeni istiyorum diyemezdi.
"En kısa zamanda senden kurtulmam lazım," dediç» kü canı yanıyor, canı yansın istiyordu.
"Ben özür dilerim... Hizmetli burada olmadığı için yol sa hizmetinize bakmıyorum," derken içini satılma korkuş, kaplamışh. Kendinden önce Daisy geldi aklına o satıhta o da satılmış olacaktı. Ağlamamak için zor tuttu kendim Edvvard çaresiz, bir o kadar aptal hissediyordu. 0 sinitk mutfaktan çıktı. İçeri gidip kızıl kadının yanına oturup ona daha çok sokuldu. Jaymie korkmuş, satılmamak için ne yapması gerektiğini düşünüyordu. Tabakları alıp aceleyk salona girdi.tesettür Sehpanın üzerine servis açmaya başladı. Mimar kadın geldiklerinden beri Prens'in huzursuzluğunun farkındaydı. Prens'in Jaymie'ye bakışlarını yakaladığında köle kızı incelemeye başladı. Üzerindeki basit, kalın askılı bedenine oturan elbise bile onun mükemmelliğini örtmüyordu. Saçları abartıdan uzak, atkuyruğu toplanmış gayd doğaldı. "Köleniz eşsiz bir güzelliğe sahip Prensim," dedi kızıl saçlı kadın. Edvvard, "Yakında hediye edilecek " dediğinde Jaymie'nin elinden tabak yere düşmüş parçalara ayrılmıştı. Hıçkırıklarını boğazında bir yerlere saklamaya
silinirken hı.'U'» ej^ıUtı ve kınlan taba^',ı loplnm.ıv* ba^Udı Akmayan »^vvaşları >*ormeNnu engeller hâlıK vdı I lıne om battıj^ırnla ısteımlışı elun tutup .luyla kıvıandı^ında Edward hı/la \anma y,eldı \e elini tuttu. "( .uun yanıyor mu’Doktora haber verelim, dedi Ro/lerine b.ıkarak lay-mie elini çekti ve kır^mca, "tierek yok efendimi" dedi ve verdekilen Mpladı^ı kadar mutfağa nıtmek için duyruldu. Edward onu kolundan tuttu ama Jaymie kafasını önıine rjıp kolunu kurtardı ve odadan çıktı Bu sırada olanları iz-leun mimar j^uzel oturduğu koltuktan kalktı ve daha fazlı burada kalmak istemediğine karar verdi. Saygıyla eğildi ve, "Ben gitsem daha iyi olacak," dedi. Oda kapısından çıktısında Edward aklını yitirmiş gibi öylece oturuyordu. Giden kadmın bile Jaymie'ye olan hislerini anladığına yemin edebiliniı. Gerçek buydu, “jaymie'ye âşığım," dedi içinden. Benallığini kat kat arttıran, onu daha çok hırçınlaştırın bir aşkb bu. Aşkından öyle canı yanıyordu ki hiçbir gv düşünemez hâldeydi. Ayaklan istem dışı onu mutfak tarafına götürdü.
Jaymie elindeki camı çıkarmış, kesilen yeri bantlamışh ve mutfağı topluyordu. Gözyaşlarını içine akıtırken burnu kızarmış gözleri dolu doluydu. Birinin geldiğini hissettiğinde arkasını döndü ve Edvvard'ı gördü. Sakinleşmiş, jHiç adama karşı yine köle tavrına dönmek için elinden grimi yapmaya karar verdi.
‘Bir isteğiniz mi var efendim?" dedi gözlerine bakama-dan. Edvvard usulca ona yaklaştı kesilen elini avuçUrmın »nıina aldığında her şeye razıydı. "Çok mu derin kesil-ıtış’* dedi ve kesilen yeri dudaklarına götiırdüğünde lav-«*, Prens'ln rüzgârına kapılmak iızereyken hedur edildiği yankılandı aklında. "Hayır elendim," dedi \e elini idup tabaklan toplamaya başladı ttonç adam bu soğuk <*Vfanışla ıçmde tantsiz bir acı hissetti. I.ıymie Mevve
-tesettür sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder