tesettür ve felsefe toplumu konular

tesettür ve felsefe toplumu konular 

Toplumsal merdivenin en üst basamağından en alt basamağına kadar ağlarını ören bağıınldık ilişkileri, Avrupa feodalitesine en özgün damgasım vurmuştur. Bir önceki ciltte, bu bdar özel bir yapmın, hangi koşullar ve hangi zihniyet havası içinde, ayrıca uzak geçmişin hangi kalıntüarmın yardımıyla, nasıl doğup gelişebildiği gösterilmeye çahşüdı. Bununla birlikte, geleneksel olarak feodal sıfatının kullanıldığı toplumlar-da hiçbir zaman bireysel insan kaderi yalnızca yakm bağımlılık ilişkileri ya da doğrudan yönetim yetkisince düzenlenmemişti. Burada da insanlar meslekî tesettür İkinci feodal çağdan itibaren, aym zamanda, hem sınıfların çok daha katı kurallara göre düzenlendikleri, hem de güçlerin bazı büyük yetkilerin ve bazı büyük davaların etrafında toplandığı giderek artan bir kesinlikle görüldü. Şimdi toplumsal örgüdenmenin bu ikinci yönünü incelemeye dikkatimizi çevirmemiz gerekiyor. Ancak bunu yaptığımız zaman, incele-ıiemizin ilk amndan itibaren ortaya çıkmış olan temel sorulara yanıt vermemiz mümkün olacaktır: Bu birkaç yüzyıl,
yetenekleri, güç ya da itibar dereceleri ile farkhlaşıp, birbiri üzerine yerleşmiş gruplara ayrılıyorlardı. Ayrıca, her türden sayısız küçük şefliklerin toz bulutu üzerinde, etkisi çok daha geniş alanlara yayılan ve farklı yapıya sahip iktidarlar her zaman varlıklarım sürdürmüşlerdi.
I.KANA DAYALI ESKİ SOYLU SINIFLARIN ORTADAN KALKMASI
Feodalite adım ilk kullanan yazarlar için olduğu gibi, onu nkmaya çakşan Fransız Devrimi’nin insanları için de, soylu sınıfı kavramı feodalitenin ayrılmaz bir parçasıymış gibi görülüyordu. Ancak, açıkça bundan daha yanlış bir fikir birliği bulmak mümkün değüdir. En azından, tarihsel kavramlara doğru yaklaşma kaygısı birazcık da olsa korunduğunda. Elbette, feodal çağ toplumlarında eşitlikçi hiçbir yön bulunmuyordu. Fakat her egemen sınıf da soylu sımfı değildi. Bu adı hak edebilmek için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir: Önce, iddia ettiği üstünlüğü doğrulayan ve somutlaştıran kendine özgü bir hukuksal statüye sahip olmak; ikinci olarak da, bu statünün kan yoluyla geçmesi; ama yine de, bazı yeni aileler lehine, sınırh sayıda ve düzenli olarak oluşturulmuş kurallara göre bu sımfa dakdl olma olasüığı kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle, gerçek iktidar ve servederin miras olarak aktarımı kadar, ebeveynlerinin yüksek toplumsal konumlarından çocukların yararlanmasmdan da kaynaklanan ve uygulamada çok işlevsel olan kahtsallığm bu biçimi yeterli olmayacaktır: Kalıtsallık gibi toplumsal avantajların da hukuksal olarak tanınması gerekmektedir. Eğer bugün büyük burju-
olduğunu kanıüayamayan hiç kimse gerçek bir soylu ı Dolayısıyla bu anlamda, ki meşru olan bir tek budur, Batı’ıjj soylu sınıfı ancak görece geç bir tarihte ortaya çıkmıştır, So\. luluk kurumuna ait ilk izler XII. yKizyıldan önce oluşma^) başlamamıştır. Ancak bir sonraki yüzyılda, fıef ve vasallikh mmları düşüşe geçtiğinde tam olarak yerleşmiştir.tesettür Hemen öncesindeki dönemle birhkte ilk feodal çağ boyunca bılinmeten bir kurumdur.
Bu açıdan, ilk feodal çağ uzak mirasım devralmış olduğu uygarUklardan farklıydı. Roma İmparatorluğumun son döneminde senatörler sınıfı vardı ve ilk Merovenjler döneminde, geçmişteki hukuksal ayrıcahklar kaldırılmış olmasma rağmen. Frank krahnın tebaası olan Romablar’ın belli başlılan kökenlerini bunlara dayandırmaktan hâlâ daha büyük gumr duyuyorlardı. Germen halkların çoğunda resmî olarak “soylu” diye nitelenen bazı aileler bulunuyordu; Bunlara halk dilinde edelinge deniyordu; Latin metinlerde nobiles’t dönüşen bu sözcük, Burgonya Fransızcası’nda uzun bir süre addmMv^m de yaşadı. Bu şifada beUi avantajlardan,tesettür özellikle de daha yüksek kan bedelinden yararlamyorlardı; Anglosakson belgelet-de dendiği gibi, bu sınıfın mensuplan diğer insanlara göre “(k-ha değerli doğmuş” olanlardı. Devletin monarşik bir yapP kavuştuğu yerlerde, görünüşe göre eski yerel şeflerin soyundan gelenlerin çoğu (Tacitus’un deyişiyle “kanton prensleri’)ı siyasal iktidarlarım, başlangıçta kendi sımflarmdan çfe olan kral hanedanın lehine yavaş yavaş terk etmişlerdi. de, soylarının kutsaUığından kaynaklanan ilk itibarlarıtulnf' birçok özelliği korumaya devam ediyorlardı.
^ sürdüremediler. Edelinge ailelerinden çoğu, çok erken tarihlerde yitip gitmişlerdi. Bizzat taşıdıkları soyluluk unvanları nedeniyle, özel intikamların, sürgünlerin ve savaşların gözde hedefi haline gelmişlerdi. İstilâların hemen sonrasındaki dönemde, Saksonya hariç, her yerde çok az sayıdaydılar: Örneğin, \dl. yüzyılda Bav^^era’da yalmzca dört edelinge aile vardı. Her ne kadar kamtianamayacak olsa da, eski dönemlerde kana dayalı soylu sınıfın bulunduğu varsayılan Franklar’da da, ilk vazıh kaynaklardan önce ortadan kaybolmuşlardı. Aym şekilde, senatörler sımfı da ancak dağımk ve kırılgan bir oligarşi oluşturuyordu. Gururları eski parlak günlerinin bulamk amla-nndan kaynaklanan bu kastlar, doğal olarak artık kendilerini yeniden üretemiyorlardı. Yeni krallıldarda, özgür insanlar arasında görülen eşitsizliğin nedenleri bambaşkaydı: Zenginlik, bunun doğal sonucu olarak güç ve krala hizmet. Uygulamada genellikle babadan oğula geçen bu öznitelikler hiçbir biçimde ani yükselişlere ya da düşüşlere yol açmıyorlardı. Çok dikkat çekici bir anlam smırlamasıyla, Ingiltere’de, IX. ya da X. yüzyıldan itibaren yalnızca krabn akrabaları aetheling sıfatını kullanma hakkma sahip oldular.
Ashnda, ük feodal çağda, egemen ailelerin tarihinin en çarpıcı özelliği soyağaçlarınm kısabğıdır. Bu değerlendirme, en azından, çağımızm çeşitli biüm adamlarınm, Ortaçağ’m imgelediği masallar gibi, özel adların intikali konusunda da son derece varsayımsal kurallar üzerine kurdukları ustahklı ama brılgan yapüan reddetmek konusunda hemfikir olduklarında geçerlidir. Örneğin, Batı Fransa’da önemli bir rol oynadıktan sonra 888’den 1032’ye kadar Burgonya tahünda oturan Welf lerin bilinen en eski atası, kızıyla Sofu Louis’nin evlendiği Bavyera’h bir konttu. Toulouse kontlarının soyoı Sofu Louis; kree markilerinin ve daha sonrada İtalya krallarımnki Kel Charles; Liudolfingien’lerin, Saksonya dülderinin ve Doğu Fran-kralları ve imparatorlarınınki Germen Louis dönemlerinde
tesettür

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder